bilgi@inseracoaching.com

AnasayfaBlogKoçlukSessiz İstifa Değil, Sessiz Yorgunluk: Yılı Böyle Taşıyarak Bitirmek Zorunda Değilsiniz

Sessiz İstifa Değil, Sessiz Yorgunluk: Yılı Böyle Taşıyarak Bitirmek Zorunda Değilsiniz

Sessiz Yorgunluk ve Yıl Sonu Tükenmişliği Üzerine Bir Ayna

Yılın en değerli dönemindeyiz. Her ne kadar koca bir zaman diliminin yükü üzerimizde gibi olsa da aslında bu yükleri bırakıp tazelenmek için bir fırsat takvim değişikliği… Aslında değişen takvimdeki rakamların bir etkisi yok ama bizim bunu bir fırsat olarak görüp kendimize ayna tutup, neleri yapmayı bırakayım, nelere başlayayım, nelere devam edeyim gibi bizi güncelleyecek ve tazeleyecek birkaç adım planlayabiliriz.
Önce şu an yaşananı mercek altına alalım….

Sessiz İstifa Değil, Sessiz Yorgunluk

Şu an yaşadığımız; yılın sonuna yaklaşırken birçok insan aynı cümleyi kuruyor: “Fiziksel olarak buradayım ama zihnim çoktan kapandı.”

Bu duygu çoğu zaman sessiz istifa etiketiyle açıklanıyor. Oysa sahada gördüğümüz şey başka. Bu bir vazgeçiş değil, sessiz bir yorgunluk, umutsuzluk, kaygı vb olumsuz duygular. İnsanların işi bırakma değil, yükten, belirsizlikten ve sürekli güçlü görünme zorunluluğundan dinlenme ihtiyacı var. Korkmak, endişe duymak ya da belirsizliğin yarattığı yorgunluk son derece insani olmakla beraber bunu gizlemeye çalışmak ya da buna takılıp kalmak büyük yük…

Sessiz Yorgunluk Nedir?

Sessiz yorgunluk, kişinin işine hâlâ bağlı olmasına rağmen:
• Enerjisinin azalması
• Anlam duygusunun zayıflaması
• Duygusal olarak içe çekilmesi
• “Elimden geleni yapıyorum ama yetmiyor” hissi yaşamasıyla ortaya çıkar.

Bu durum tembellik ya da motivasyon eksikliği değildir. Aksine, uzun süre yüksek sorumluluk taşıyan, beklentileri karşılamaya çalışan ve kendini geri plana atan insanların ortak hâlidir.

Araştırmalar Sessiz Yorgunluk Hakkında Ne Diyor?

Gallup tarafından yayımlanan State of the Global Workplace raporuna göre:
• Çalışanların %59’u “sessizce işten kopmuş” hissediyor
• %44’ü gün içinde yoğun stres yaşadığını söylüyor
• En yüksek stres oranı yılın son çeyreğinde görülüyor

Benzer biçimde Harvard Business Review’de yayımlanan çalışmalarda, tükenmişliğin temel nedenleri arasında şunlar öne çıkıyor:
• Kontrol edilemeyen iş yükü
• Belirsizlik ve sürekli değişen öncelikler
• Takdir eksikliği
• Duyguların iş ortamında yok sayılması

Yani mesele “çalışmak istememek” değil; sürekli dayanmak zorunda kalmak.

Yıl Sonu Neden Daha Zor?

Yıl sonu, zihinsel olarak bir hesaplaşma zamanıdır:
• “Bu yıl neyi başardım?”
• “Ne kadar yoruldum?”
• “Benden ne alındı, bana ne kaldı?”

Aynı anda hedef kapanışları, bütçe baskıları, performans değerlendirmeleri ve “yeni yıl” beklentisi üst üste biner. Bu da içsel bir çelişki yaratır: Bir yandan bitkinlik, diğer yandan “yeniden güçlü başlamalıyım” baskısı. Yeni hedefler, yeni öngörüler, yeni sorumluluklar, beklentiler…

Sessiz yorgunluğun derinleştiği bu noktaya dikkat etmek gerekir. Tam da bunun etkisi altında olduğumuz günlerden geçerken ne yapabiliriz bakmalıyız.

Ama bu hâl kalıcı olmak zorunda değil. Sessiz yorgunluk doğru sorularla ele alındığında bir eşiktir. Değişim ve dönüşüm potansiyeli olan bir durum olabilir. Bitirmek değil, yeniden düzenlemeye bir fırsattır.

Aslında biten bir şey de yoktur. Sayılar yer değiştirir ve tüm tantana bundan ibaretken “Eee yeni yıl geldi bir şey değişmedi” deriz. Kritik nokta değişen rakamlar için bizim ne yaptığımızdır.

Yeni Yıla Umutla Bakabilmek İçin Üç Farkındalık

Gücü Yeniden Tanımlamak

Güç her şeye yetmek değildir. Neyi artık taşımayacağını seçebilmektir. Nerede, kiminle güçlü, kiminle gerçek duygumda olmalıyım mı da seçebilmektir.

İnsan olarak duygusal bir varlık olduğumuzu unutmadan, gerektiği yerde bir duruş sergilemek, gerekmediğinde rahatça duyguyu yaşamak yüklerimizi hafifletebilir.

Eskiyi Geride Bırakma Cesareti

Yeni yıl daha fazlasını eklemek için değil, fazlalıkları bırakmak için iyi bir zamandır.
• Her sorumluluğu üstlenme alışkanlığı
• Herkesi memnun etme çabası
• “Benden bu bekleniyor” cümleleri

“Yeni”yi Yeniden Tanımlamak: Takvim Değil, Zihniyet Değişimi

Yeni yıl yaklaşırken “yeni” kelimesi sıkça telaffuz edilir. Yeni hedefler, yeni planlar, yeni alışkanlıklar, yeni başlangıçlar… Oysa çoğu insan için “yeni”, aslında eskilerin üzerine eklenen yeni yükler anlamına gelir. Daha fazlasını başarma, daha güçlü olma, daha motive hissetme beklentisi…

Gerçekte sormamız gereken soru şu olmalı:
“Yeni” gerçekten ne demek?

Yeni = Daha Fazla Değil, Daha Gerçek

Koçluk perspektifinden bakıldığında “yeni”
• Daha yoğun olmak değil
• Daha hızlı ilerlemek değil
• Daha iddialı hedefler koymak da değil

Yeni, kendinle daha uyumlu olma hâlidir. Öncekilerden farklı olarak belki hiç yapmadığın ama sana hizmet edecek şeyleri denemek olabilir.

Yeni şunları içerir:
• Sana hizmet etmeyen alışkanlıkları fark etmek
• Otomatik pilotta yapılan seçimleri sorgulamak
• “Bunu hep böyle yapıyorum” cümlesini yumuşatmak

Bu nedenle yeni çoğu zaman eklemekle değil, çıkarmakla başlar.

Ofiste masasının başında oturan, pembe ceketli, gülümseyen bir kadın; önünde açık dizüstü bilgisayar, ekranda grafikler, masada çiçek buketi ve not defteri bulunan aydınlık bir çalışma ortamı.

Yeni Neden Enerji Verir?

Enerji sadece dinlenince değil, anlam yeniden kurulduğunda gelir. Araştırmalar da bunu destekliyor. Psikolojik dayanıklılık çalışmalarında bireyin kontrol algısının ve içsel anlam duygusunun artması enerji seviyelerinde belirgin bir yükseliş yaratıyor. Yani enerji motivasyon konuşmalarından beslenmiyor. “Ben ne istiyorum?” sorusuna verilen dürüst cevaplardan besleniyor.

Yeni yıl büyük kararlar almak zorunda olduğumuz bir dönem değildir. Bazen yeni;
• Daha net sınırlar koymak
• Daha az suçlulukla “hayır” diyebilmek
• Her şeyi taşımak zorunda olmadığını kabul etmek anlamına gelir.

Sessiz yorgunluk yaşayan birçok insan, yeni yılı “enerjim yok” cümlesiyle karşılar. Oysa belki de enerji yok değildir, yanlış yerlerde harcanıyordur

Yeni Yılı Karşılamak: Hafiflemek Bir Seçimdir

Yeni yıl daha güçlü olmak için bir araç olarak kullanılmak yerine daha hafif olmak için bir fırsat olabilir. Bu hafiflik,
• Her rolü mükemmel oynama baskısını bırakmaktan
• Sürekli güçlü görünme ihtiyacını sorgulamaktan
• Yorulduğunu kabul etmenin zayıflık olmadığını görmekten gelir.

Yeni, yüksek sesle ilan edilen bir dönüşüm değil, içeride sessizce verilen bir karardır.

Sessiz Yorgunluktan Sessiz Güce

Yeni yıl daha hızlı olmasın ama daha anlamlı olması için çaba harcasak nasıl olur? Daha dolu ajandalar yerine, daha net sınırlar mümkün. Sessiz yorgunluk bize insanın makine olmadığını hatırlatır. Duygular yok sayıldığında performans artmaz, tam tersi daha da düşer. Bu yılın sonunda kendinize şunu söyleyebilirsiniz:
“Yoruldum ama bu bir son değil. Bu, daha bilinçli bir başlangıcın eşiği.”

Yeni yılı karşılamak için enerjiyi dışarıda değil, kendinizle yeniden temas kurarak bulabilirsiniz. Ve aslında en güçlü başlangıç eski yükleri geride bırakmaktır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir